AnasayfakapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yaren Net YAREN KÜLTÜRÜ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 8
Yaş : 36
Lakap : Yaren
Kayıt tarihi : 09/01/09

MesajKonu: Yaren Net YAREN KÜLTÜRÜ   C.tesi Ocak 10, 2009 1:28 pm

İnsanların olduğu gibi milletlerin karakteri de birbirinden farklılık gösterir. Her milletin kendine özgü karakteri, maddî ve manevî özellikleri vardır. Herhangi bir topluluğu millet yapan en önemli unsur, o milletin millî kültürüdür. Kültür; millîdir. İlgili olduğu milletin millî özelliklerini yansıtır. Dil, din, tarih, el sanatları, mimarî, musikî, etnografik unsurlar, mutfak, halk oyunları, bilmeceler, mâniler, destanlar, halk hikâyeleri, halk tiyatroları (orta oyunu, meddah, karagöz), halk oyunları vb. unsurlar; millî kültürün birer parçasıdır.

Millî tarih ve millî kültür bilinci almamış bir aydın; gerçek anlamda milletinin yönlendiricisi, aydınlatıcısı olamaz. Nitekim; son yüzyıllarda Türk aydınının toplumundan uzaklaşmasının en önemli sebebi budur. Aydınımız; kültürü, medeniyet kavramının bir parçası olarak gördüğünden; her iki kavramı birbirinden ayırmadığından dolayı ülke ve toplum sorunları karsısında âciz kalmıştır. Oysa ki, medeniyet değişimlerinde millî kültür birdenbire ve yapay olarak değil; uzun zaman içinde ve kendiliğinden farklılık göstermelidir. Bunun ölçüsü ise; kültürün sahibi milletin istek ve ilgisidir.

Her disiplinli toplumda olduğu gibi Türk toplumunda da kökü çok eskilere dayanan ritüel (sembolik) davranışların görülmesi doğaldır. Sosyolog ve antropolog gözüyle bu tür ritüel davranışların; toplumları canlı ve dinamik tuttuğu da bir gerçektir. Ritüellerin, yani kurallar bütünü içinde ortaya konulan sembolik davranışların; sosyal ilişkileri olumlu yönde etkileyen, kuvvetlendiren, teşvik eden; yaşatıldığı toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yapısına hız ve hareketlilik veren bir özellikte olması gerektiği de unutulmamalıdır. Kimi kurum, kuruluş ve toplumlarda görüldüğü gibi, ritüellere esir olmak, ritüeller sayesinde dışa kapalı, yalnız bir dünya oluşturmak da yararsız, hatta statik ve güvensiz bir yapılaşma doğurur. Bu özellikler dikkate alındıktan sonra sunu söyleyebiliriz:
Yâren: İnsan yetiştirme; insani hayata hazırlama; sosyal düzeni ve güvenliği sağlama; halk müziği, halk mutfağı, halk tiyatrosu, halk edebiyatı gibi ulusal kültür değerlerini yaşatma ve yeni kuşaklara aktarma görevlerini yüzyıllardır yerine getirmiş bir sosyal kurumdur.

Yâren; bizim ruh disiplinimizin Anadolu’ da çelikleştiği ve insanların birbirlerine “Tasları, kursunla kenetlenmiş duvarlar gibi saf bağladıkları” bir yaşayış biçimidir.

Yâren; biz insanların kalplerinde uyuyan cömertliği, bilim arzusunu, utanma duygusunu, sadakati, bir gün hesaba çekilme korkusunu uyandıran, besleyen, yaşayış biçimidir.

Yâren Meclisleri’ne katılan kim olursa olsun, kalbin üzerine sağ ellerin sımsıkı bastırıldığı gibi gönüllere bastırılır.

Ancak, sevmenin de bir ölçüsü vardır. Çünkü, nerede iki insan varsa, orada sağlıklı yasayabilmek için birtakım kurallar olmalıdır.

Kuralların olmadığı yerde sonsuz bir didişme ve didişenler içinse, -kim olursa olsun- düşkünlük ve aşağılanma kaçınılmazdır. Yâren; insanların birbirleriyle anlaşabilmelerini düzenleyen, gülmenin ve eğlenmenin olduğu kadar, doğumun ve ölümün de gerçeğini her toplantısında insana anlatan önemli bir sosyal yardımlaşma kurumudur.

Yâren; bizim yarınlarımızdır. Çünkü, eğer bizim kendimize özgü bir anlaşma ve yasama biçimimiz olacaksa, onun kaynağı yine bizim sosyal psikolojimizin eseri olan Yârendir. Yani, biz oyuz; o da bizim özümüzdür.

Yâren; insanların birbirlerinin kuyusunu kazdığı günümüzde, kazançları, başkaların rızkını çalmak olarak gören insanların birbirleriyle yaptıkları kör dövüşü bir kenara bıraktıracak, essiz bir ruh yücelmesi ve erdemliliktir.

Yâren; insanları tek kucaklayan, insanin kendini tanımasını sağlayan, erdemli olmayı öğütleyen, insanlara hakki kaderini almayı öğreten ve kıskançlık, ihtiras gibi kötü duyguları dizginleyen bir öğretidir.

Yâren; bizim sadece dünümüz değildir. Yâren; bizim ayni zamanda bugünümüz ve yarınımızdır.

Yâren; hep dışarıda aradığımız değerlerin, aslında Anadolu topraklarında bulunduğunu belgeleyen bir sosyal kurumdur.

Yâren; bizi biz yapan maddî ve manevî ürünlerimizin ahenkli bir manzumesi olan zengin ve köklü Türk kültürünün yöresel bir yansımasıdır.

YÂREN’IN KAYNAKLARI

Ulusal Değerler: Adalet, eşitlik, misafirperverlik, hoşgörü, yardımseverlik vb.
(Eski Türk gelenek ve görenekleri dahil)

Dinsel Değerler: Özellikle Islâ mî inanç sistemi. (Fütüvvetçilik ve Ahilik Kurumunun etkileri dahil)
Evrensel Değerler: Güzel, rahat ve güvenli yasama ideali.

Yâren Kurumu; 12’nci yüzyıldan itibaren varlığı hissedilen Ahilik ve Fütüvvet Kurumları (Arap Gençlik Kurumu) ile münasebetleri görülmesine rağmen, onlardan farklı, kendine özgü millî bir kimliği bulunan sosyal bir kurumdur.

Kökü Arap toplumuna dayanan ve Anadolu’da yeni bir çizgiyle ortaya çıkan Fütüvvet ile orijini daha çok Türk kültürü olan Ahilik ve Yâren Kurumları birer tarikat değildir.

Bu kurumların; dinî, ahlâkî, iktisadî ve sosyal prensipleriyle öz kaynaklarından biri dindir. Tarikatların özünün de ayni kaynak olması, benzer çizgilerin görülmesine sebep teşkil eder.

Fütüvvet, Ahilik ve Yâren Kurumlarının arasındaki en önemli benzerlik sudur:
“Sofra, el ve kapı açık;
Göz, dil ve bel kapalı.”

Yâren (=Yârân) kelimesinin anlamları:
1) Yârlar, sevgililer, dostlar, arkadaşlar (Farsça kökenli)
2) Erkekler, Yiğitler (Türkçe kökenli)


Hedef, Hayal Edip, Hak Etmektir...
gönderen Yaren tarih Sal Eki 21, 2008 11:24 am
Mesleği balık ağı yapmak olan bilgenin yanına üç kişi geldi.Adamlardan birisi günahkârdı.Birinci adam bilgeye "Bana bir ağ yapar mısın?" diye sordu."Yapamam!" diye cevap verdi bilge.Sonra ikinci adam "Bana iyilik olarak bir ağ yapar mısın?" ricasında bulundu."Vaktim yok!" dedi bilge.Ve üçüncü günahkâr adam aynı soruyu sordu:" Bana bir ağ yap lütfen!"Bilge onun bu isteğine "Olur!" karşılığını verdi.Daha sonra ilk iki adam üçüncü adam gittikten sonra bilgeye merakla sordular:"Neden sizden istediğimizi kabul etmediniz de, onun istediğini yerine getirmeyi kabul etttiniz?" Bilge şu anlamlı cevabı verdi:"İstediğiniz olan ağı yapamayacağımı söylediğimde siz hayal kırıklığına uğramadınız.Ama onun isteğine hayır deseydim, o şöyle diyecekti:'Bu yaşlı adam benim günahlarımı duydu ve bunun için benim için bir şey yapmayı kabul etmiyor!'Bu durumda günahlarında inat gösterecekti.Şimdiyse ruhu sevindi ve günahlarının karşısında belki bir dayanak noktası bulup makbul bir tevbe edecek.Kimbilir?Belki de Allah samimi tevbesi sebebiyle bütün günahlarını affedecek!"

HEDEF HAYAL edip HASSASİYET ve HAYSİYETLE çalışarak HÜNER kazanıp HUZUR dolu bir HAYATI HAK ETMEKTİR... lol!
[/color]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yarennet.yetkin-forum.com
 
Yaren Net YAREN KÜLTÜRÜ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
..yarennet... :: kültür :: sanat-
Buraya geçin: